Son günlerde artan gerginlikler ve insanlık trajedileri, dünyayı sarsmaya devam ediyor. Gazze'de yaşanan olaylar, uluslararası arenada büyük bir yankı uyandırarak birçok insanı harekete geçirdi. Türkiye’de de sosyal medya ve çeşitli platformlar aracılığıyla birçok grup, Gazze’ye destek vermek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlemeye başladı. Bunlardan en dikkat çekeni ise, on binlerce insanın katıldığı Galata Köprüsü yürüyüşü oldu. Bu yürüyüş, sadece bir dayanışma gösterisi değil, aynı zamanda barış ve insan hakları adına atılmış güçlü bir adımdı.
İstanbul'un simgelerinden biri olan Galata Köprüsü, 20 Ekim 2023 tarihinde Gazze’ye destek vermek amacıyla bir araya gelen on binlerce insanın buluşma noktası haline geldi. Yürüyüş, öğle saatlerinde başlayarak akşam karanlığına kadar sürdü. Katılımcılar, ellerinde 'Gazze'ye Özgürlük' yazılı dövizler ve Türk bayraklarıyla köprüye doğru yürümeye başladı. Yürüyüşe katılanlar, sadece Türkiye’den değil, dünyanın farklı köşelerinden de Gazze’ye olan desteklerini göstermek üzere gelmişti. Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve destek grupları, yürüyüşün organizasyonunda aktif rol aldı.
Etkinliğin öncülerinden biri, 'Gazze’ye sessiz kalmayan bir toplum olmalıyız' diyerek yürüyüşün amacını daha iyi vurgulamış oldu. On binlerce kişi, 'Özgür Gazze' sloganları atarak, insanlık adına bir araya geldiklerini en etkili şekilde dile getirdi. Yürüyüş, duygusal anlara da sahne oldu. Küçük çocukların 'Barış istiyoruz' yazılı dövizler tutmaları, katılımcıların kalplerinde bir umut ışığı oluşturdu.
Yürüyüş, sadece bir protesto değil, aynı zamanda Gazze’de yaşanan dramatik duruma dikkat çekme amacı taşıyordu. Katılımcılar, sosyal medya üzerinden de etkinliği duyurarak, daha fazla gencin katılmasına olanak sağladılar. Bu durum, olayın sadece bir yerel mesele olmadığını, global anlamda bir insanlık dramı olarak algılandığını gösteriyor. Medyanın bu tür etkinliklere verdiği destek, toplumda farkındalığın artmasına büyük katkı sağlıyor. Ulusal televizyon kanalları ve gazeteler, yürüyüşü geniş bir şekilde yayınlarken, sosyal medya kullanıcıları da etkinliğin hashtag'lerini paylaşarak geniş kitlelere ulaştılar.
İnsan hakları, barış ve adalet çağrısında bulunan bu büyük topluluk, dengeli bir dünya için seslerini duyurmayı amaçlıyorlardı. Sağduyulu mesajlar ve insanlık değerleri üzerine yapılan konuşmalar, bu tür etkinliklerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Katılımcılar, Gazze’de yaşanan acıların sona ermesini ve barışın hakim olmasını umut ederek, birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmenin ne denli önemli olduğunu vurguladılar.
Etkinlik sonrası yapılan basın açıklamalarında, Gazze'deki insani dramın derhal son bulması ve uluslararası toplumun sorumluluklarını üstlenmesi gerektiği ifade edildi. Gazze halkının yaşadığı sıkıntıların çözümünün sadece ülkelerin hükümetleriyle değil, bireylerin de el birliğiyle olması gerektiği konusunda hemfikir olundu. Yürüyüşte bir araya gelen insanlar, 'Birlikte güçlüüz' sözleriyle hem dayanışmalarını göstermiş hem de barış için umudun hiç sönmemesi gerektiğini dile getirdiler.
Gazze'ye destek yürüyüşü, aynı zamanda insanlık adına atılan önemli bir adım olmasının yanı sıra, sosyal dayanışmanın gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. On binlerin bir araya geldiği bu etkinlik, yalnızca Türkiye için değil, dünya genelindeki tüm duyarlı bireyler için de bir ilham kaynağı oldu. Gelecek günlerde de benzer etkinliklerin gerçekleştirileceği ve sosyal adalet talebinin büyüyerek devam edeceği öngörülüyor.
Sonuç olarak, Gazze’ye destek yürüyüşü, insanlık adına atılan bir adım olmanın ötesinde, barışın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Galata Köprüsü’nde yankılanan sloganlar, gelecekte benzer durumlara karşı daha fazla toplumun ses çıkaracağına dair bir umut ışığı oldu. Gazze için yapılan bu tür etkinlikler, insanların hala dayanışma içerisinde olabileceğini ve bir araya geldiğinde büyük değişimler yaratabileceğini gösteriyor.